EYÜP'TE BAHÇELİ KAHVE ve YAZLIK HALK BAHÇESİ

Bu gün sizlere eski Eyüp semtinin Odak noktalarından biri olan Yazlık Halk Bahçesi Sineması ve Bahçeli Kahvesini anlatacağım.Neden ikisi.? Çünkü ,biz gençler için Bahçeli Kahve olmadan, Halk Bahçesi olmazdı.

Önce Bahçeli Kahve, sonra Halk Bahçesi. Bahçeli Kahve, cami tarafından Eyüp Çarşısına girince 100-150 metre ilerde sağ tarafta, birkaç basamak çıkınca geniş bir bahçe içinde, ağaç ve sarmaşıklarla kaplı yazın gayet serin bir yerdi.

Giriş ön kısıma yola paralel olarak boydan boya sıralanmış 15-20 tane tahta sandalyeler konulur, kapalı alana kadar olan kısımı gayet güzel dizayn edilmiş masalar yerleştirilirdi. Bu bölümde tavla oynanır, son pulun sert sesi , alkışlar arasında birinin koltuğuna sıkıştırılırdı.

Bahçeli kahvenin o kadar güzel çayı vardı ki , içerken bir daha içmek isterdiniz.Bahçe bölümünün arkasında kapalı camlı bölüm genellikle kahvenin oyun oynanan bölümü olup, kağıt oyunları oynanırdı.

Yaz akşamları gençlerin uğrak yeri daima bahçeli kahvenin açık alan bölümünün sandalyeler kısmıydı. Buradan yer kapabilmek için saatler öncesinden bir arkadaşımızı görevlendirir, bizlerde berberde saç ,sakal tıraşı olurduk.

O gün en güzel elbiselerimizi giyer, damat gibi olurduk. Neden mİ? Çünkü yazlık halk bahçesi saat 20.30’da filim gösterisine başlardı. Eyüp'ün genellikle Göçmen , Bursa ve Trakya kızlarının dillere destan güzelliği ( daima olduğu gibi ) o günlerde de meşhurdu.

Bahçeli Kahvenin konumu, Halk Bahçesinin tam karşısında olup camii tarafından veya İslambey tarafından gelenlerin mecburen geçmek zorunda oldukları kısımdaydı. Bu çok büyük avantajdı. O hafta beğenilen bir filim oynuyorsa Saat 19.00 dan itibaren anne ve babalarının eşliğinde sinemaya gelişler başlardı. Bizler için filimin güzelliği önemli değildi. zaten filim seyretmez ,sadece beğendiğimiz kızı uzaktan doya doya seyrederdik.

Yazlık Halk Bahçesi dediğimiz zaman bunu iki kısımda anlatmak lazım.Tek seferde anlatım konuyu yetim bırakır. Evet 1. filim gösterisi 2. gala ve konserler. halk bahçesine girişte sağ tarafta erkek ve bayanlar için tuvaletler devamında boydan boya altlı üstlü tahta loca bölümleri , orta alanda ise tahta sandalyeler, en arka bölümde büfe makinist odası .

Genellikle filim araları fazla çay meşrubat satılsın diye uzun tutulur .Sinema sahibi uyanıktı. Soyadı gibi Cemil Uyanıktı. Bu durum beğendiğimiz kızı doya doya seyreden bizler tarafından takdirle karşılanırdı.Hatta ne yalan söyleyeyim filimin kopması için dua bile ederdik.

Filim koptuğu zaman Makinistttttttttttttttttttt diye bağırmazdık. Tam tersi olumlu karşılar ''Tabi canım Allah Yapısı Değil ki  kul yapısı, bağırmayın lütfen” diyerek ne kadar kibar ve hoş görülü bir delikanlı olduğumuzu sevdiğimiz kıza , özellikle anne ve babasına belirtmeye çalışır olumlu puan almaya çalışırdık.

 Bütün hafta ben o günü beklemişim.Gelse de hiç olmazsa üç saat doya doya yüzünü görsem diye.Filim koptuğu zamanlar çok gülünç durumlarda olurdu.Bazı kişiler hemen olaya müdahele etmek için ayağa kalkar, şahin bakışları ile makinist odasına gözünü diker '' Neden, niçin , ne maksatla bu kadar uzun sürüyor filimin başlaması düşüncesi ile etraftan destek ister gibi bakar ,destek bulsa '' İşte bu Avrupa da olmaz.Bunu Avrupada yapamazsın '' diye konuşmaya başlayacak ama tabii biz bunu '' Amca otururmusun. Göremiyorum” İşte bu laf adamı öldürür.Adam kızgın bir şekilde ''Zaten filim oynamıyor ki, nryi göreceksin? Yeğenim” Yahu filime bakan kim ? Seyreden kim ? Filim ,nasıl olsa bol bol '' NAYIR , NAYIR , NOLAMAZ veya ''BİZ AYRI DÜNYALARIN İNSANIYIZ CÜNEYT.BİZ KAVUŞAMAYIZ '' sözleri ile başlayıp bitiyordu.

Mübarek adam bari otur da ''Kedi ciğere bakar gibi bakmamıza engel olma '' Tabi içimizde şanslı olanlarda vardı. Hiç olmaz ise filim aralarında , kızın kuru yemiş , gazoz alma bahanesi ile büfenin önünde konuşma fırsatı buluyordu. Anne babasının  '' Nerede kaldın yavrum sözüne cevap hazırdı.'' Büfenin önündeki kalabalığı görmüyormusunuz? der , savunmasını yapardı.Ne demişler demokrasilerde çare tükenmez.

Filim bitip sinemanın dağılması sırasında hepimiz sinemayı Cüneyt ARKIN , Türkan ŞORAY olarak terk eder, mutlu , mesut, bahtiyar olarak evimize giderdik.

Bu günlükte bu kadar. Allah nasip eder ise size daha sonra Yazlık Halk Bahçesinde GALA GECELERİ ,SÜNNET DÜĞÜNLERİ VE KONSERLERİNİ anlatmaya, yazmaya çalışacağım. Kusurum oldu ise af ola.

Sevgi , Saygı ,Hürmetlerimle ....Sağlıcakla kalınız.....
Osman KÖŞGER
26/08/2015