SİYASET
Yayınlanma : 23 Ağustos 2026 09:30

SAFİ KARAYALÇIN İÇİN ÖZGÜRLÜK ÇAĞRISI

SAFİ KARAYALÇIN İÇİN ÖZGÜRLÜK ÇAĞRISI
Üç aydır cezaevinde tutuklu bulunan Eyüpsultan CHP eski ilçe başkanı Safi Karayalçın'ın özgürlüğüne kavuşması için geçmiş dönem başkanlığı yaptığı Divriği Kültür Derneğin'de basın açıklaması yapıldı.

Divriği Kültür Derneği Genel Sekreteri Mesut Tufan, Divriği Kültür Derneği Başkanı Cihan Erdoğan, Karayalçın Ailesi adına Safi Karayalçın’ın oğlu Ozan Karayalçın ve Safi Karayalçın’ın avukatı Rıza Koçak söz aldılar..

Açıklamaya DİSK eski Genel Başkanı ve TBMM 26.Dönem CHP İstanbul Milletvekili Süleyman Çelebi, CHP PM eski Üyesi Dırsun Bulut, CHP Eyüp İlçe Örgüt Üyesi ve CHP İstanbul İl Başkan eski Yardımcısı Ali Ekber Cömert, CHP Eyüp eski İlçe Başkanları Doğan Sarıtaş, Sinan Akçiçek, CHP Başakşehir İlçe Örgüt Üyesi Gülsen Şener Gülseven, CHP Kağıthane İlçe Örgüt Üyesi ve İstanbul İl Genel Meclis eski CHP Üyesi Mustafa Uygun CHP, ve Yeni Parti Üyeleri katıldı.

CHP'nin 38. Kurultayı'ndan 7 ay önce aldığı ihale nedeniyle 3 aydır tutuklu bulunan Safi Karayalçın'ın avukatı Rıza Koçak, Karayalçın'ın ciddi sağlık sorunlarına rağmen yatarı dahi bulunmayan trajikomik bir suçlamayla tutuklandığını "Biz birden fazla kez itiraz ettik. İtirazlarımız bir karanlığa gidiyor, yani karşılığı yok. ’Duvara çarpıp dönüyor’ dersiniz, duvar da yok karşınızda. Bir hukuki karanlıkla karşı karşıyayız" dedi.

Beşiktaş Belediyesi’nin açık usulle yaptığı ihalenin CHP 38. Kurultay’da Özgür Özel’e destek karşılığında verildiği iddiasıyla gözaltına alınan ve 89 gündür Silivri’de tutuklu bulunan Safi Karayalçın’ın ailesi ve avukatı, basın toplantısı düzenledi.

Karayalçın’ın oğlu Ozan Karayalçın, 23 Mayıs’tan itibaren hukuksuz ve adaletsizliklerle dolu, hayatlarında yaşamadıkları bir süreçten geçtiklerini belirterek, şunları söyledi:

“Ben 43 yaşındayım, babam 68 yaşında, biz karakoldan içeri hiç girmedik, nezarethane nedir bilmeyiz; şimdi böyle bir süreç yaşıyoruz, bir iftiracının ifadesinden dolayı. Sadece bir iftiracı var. Bu iftiracı bir ifade veriyor. Bu ifadeyle beraber, somut bir belge, bilgi olmadan yaklaşık 11 isim hakkında tutuklama kararı veriliyor. Bu süreçle alakalı hukuk mücadelemizi, adalet arayışımızı sonuna kadar vereceğiz. Hukuktan hiçbir zaman dışarı çıkmayacağız. Hukuğu sonuna kadar zorlayacağız.”

KARAYALÇIN’IN MEKTUBUNU OĞLU OKUDU

“Safi Karayalçın bu zamana kadar hiç kimseye kötülük yapmamış, hiç kimse hakkında bir kötü düşüncesi olmamış, hiçbir canlıya zarar vermemiş bir insan. Onuruyla, şerefiyle, haysiyetiyle bu zamana kadar yaşamış, hiç bir maddi beklentisi olmadan yaklaşık 45 yıldır siyaset serüveninde, ilçe başkanı olmuş ilçenin kirasını ödemiş, seçim dönemleri otobüsüü kiralamış, cebinden vermiş ama 1 lirasını cebine koymamış bir kişi. Bu süreci umarım en kısa sürede atlatırız, Safi Karayalçın’ı da aramızda görürüz” diyen Karayalçın, babasının cezaevinden gönderdiği mektubu okudu.

Karayalçın’ın tutuklu bulunduğu dosya için “Garip bir dosya” ifadelerini kullanan avukatı Rıza Koçak ise şöyle konuştu:

“Önce Ankara'da bir kurultay soruşturması başlatıldı. Orada bir dava açıldı. Yargılama devam ediyordu. Yani karar çıkmadı, ceza dosyası yargılaması devam ediyordu. Daha sonra İstanbul'da İstanbul il kongresi için, Özgür Çelik'in kazandığı dönemdeki kongre için bir soruşturma vardı, ona da dava açıldı. O yargılama da devam ediyor. Ama bu her iki dosyada da bu suç veya bu dosyalar nedeniyle tutuklanmış hiç kimse yoktu.

Daha sonra bir sabah erken saatte arandım. Gözaltına alınmış Safi Bey. Konu nedir diye merak ettik. Siyasi Partiler Kanunu'na muhalefetten daha önceki iki dosyada da ne ev baskını oldu, ne sabah gidildi insanlar alındı, çağrı üzerine gidip ifadelerini verdiler; yargılamalar devam ediyor diye düşündük. Başka bir şey var mı endişesiyle gittik. Karşımıza aynı suçlama çıktı. Kurultay davası dediğimiz Ankara Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülmekte olan dosyanın aynısını buradaki savcı bey kendisi de açmış. İfademizi verdik.

“80 DÖNEMİNDEKİ ‘BİR ADLİYEYE ATSAM KENDİMİ’ DÜŞÜNCESİ ‘AMAN ADLİYEYE DÜŞMEYEYİM’ DÜŞÜNCESİNE EVRİLDİ”

Hukukçu olarak söylüyorum, yaklaşık 27 yıldır aktif avukatım böyle bir dönemdeki hukuksuzluk kadar inanın ki 80 dönemi yaşatılmamıştır. 80 döneminde insanlardaki ‘Bir adliyeye atsam kendimi, kurtarırım’ düşüncesi, ‘Aman adliyeye düşmeyeyim, buradan çıkamam’ düşüncesine evrildi. Yani 80 darbesini aratan bir süreci yaşadığımız bu durumda, ifadeden sonra bir baktık tutukluğa sevk edildik.

"SEÇİM KARARI ORTADA YOKKEN BU SUÇ İŞLENEMEZ"

Ben Cumhuriyet Halk Partisi'nin bir önceki seçimde İl Seçim Kurulu temsilcisiyim. Seçim hukukunu iyi bilen hukukçulardan biriyim. Siyasi Partiler Kanunu'ndaki suça baktığımız zaman Safi Bey'e yöneltilen suçlama işlenemez bir suçtur aslında. Çünkü suçun maddi metni itibarıyla bakıldığı zaman, belli bir zaman diliminde, belli bir oranda, belli yoğunluktaki eylem ve işlemleri suç sayılıyordu. Seçim kararı ortada yok iken bu suç işlenemez. Savcıya anlattık, hakime anlattık. Maalesef tutuklandı.

Hayatımda müvekkilime durumu izah ederken zorlandığım suçlamalardan birisi budur. Şöyle düşünün; bu suçtan en üstten ceza almış olsa 1 günlük infaz edilecek yatarı yok bu suçun, kapalı cezaevinde tutulacak bir suç değil bütün suçun işlendiğini varsaydığınızda da. Ama sadece bu suçtan tutuklandı.

“İTİRAZLARIMIZ BİR KARANLIĞA GİDİYOR, HUKUKİ BİR KARANLIKLA KARŞI KARŞIYAYIZ”

Biz birden fazla kez itiraz ettik. İtirazlarımız bir karanlığa gidiyor, yani karşılığı yok. ’Duvara çarpıp dönüyor’ dersiniz, duvar da yok karşınızda. Bir hukuki karanlıkla karşı karşıyayız. Sağlık sebebiyle ilgili ciddi bulguları ortaya koyuyoruz. Savcılık makamı kulağını tıkıyor, mahkemeler kulağını tıkıyor. Adeta yalnızlığa terk ediliyor insanlar, umutsuzluğa terk ediliyor. Ama şunu unutmasınlar; umudumuzu kimse çalamayacak, umudumuzu kimseye vermeyeceğiz.

“HAYATİ RİSK ALTINDA”

Safi abi, sağlık sorunlarının ani gelişme riski nedeniyle bir hayati risk altında. Biz bununla ilgili itirazlarımızda hukuki ayrıntılarını çokça yaptık. Diyoruz ki bu insan kaçacak, göçecek değil, toplayacağınız delil yok. Masumiyeti ispat etmemiz isteniyor.

“SAFİ BEYE ‘ABİ SEN ERMİŞSİN HABERİN YOK’ DEDİM”

Diyorum ki ‘Müvekkilim Erzurum İl Başkanı değil. Erzurumlu değil, Erzurum'da bulunmadı’. Ama bir tane iftiracının sözü doğru kabul ediliyor. Bir diğeri 18 Nisan'da. Bakın tarih çok ilginç. Daha genel seçimler olmamış, genel seçim sonuçları çıkmamış, yani Türkiye farklı bir seçim sürecinde. Siz 18 Nisan'da bu talimatı aldıysanız... Safi Bey'e ‘Abi sen ermişsin, haberin yok’ dedim. 18 Nisan'da seçim sonucunu bilmişsin, kurultayı bilmişsin, adayı bilmişsin, değişimi bilmişsin, ne dedim, ihaleyi almışsın. ‘Olur mu öyle saçmalık’ dedi. ‘E oluyor. Şu an Türk yargısı sana bunu işlediğini söylüyor’ dedim yani. Trajikomik. Gülelim mi, ağlayalım mı? Biz ısrarla hukuk demeye devam ediyoruz. Çünkü bir hukuksuzluğa karşı verebileceğiniz en büyük cevap hukuk ve maddi gerçektir.”