Siyasi hayatım boyunca hep şunu savundum:
Cumhuriyet Halk Partisi’nde genel başkanla en sade üye arasında hiçbir fark olmamalıdır.
Parti bir ailedir; kimse kimseden üstün değildir.
Saygı, unvana ya da makama gösterildiği kadar, insana da gösterilmeli.
Cumhuriyet Halk Partisi’nin en büyük ve en güzel özelliği de budur.
Ama bugün bir mesaj geldi...
Parti meclisinde, o koltuğa alın teriyle değil, birilerinin tavsiyesiyle oturmuş birinin birinci derece yakınının yakını vefat etmiş, ve bunun için tüm örgüte mesaj çekilmiş. (sonsuz rahmetler dilerim)
Peki aynı saygı, aynı hassasiyet, yıllarını mahalle örgütüne vermiş, yağmurda sıcakta bayrak asan, seçim günü sabaha kadar sandık başında duran o isimsiz kahramanlar için neden gösterilmiyor?
Eğer parti içinde bazılarına ayrıcalıklı yas, bazılarına ise görmezden gelinen bir vefat muamelesi yapıyorsanız,
o zaman adalet duygusunu kaybetmişsiniz demektir.
Ve adalet duygusunu yitiren bir parti, ülkeye de adalet dağıtamaz.
CHP bu ülkenin vicdanıdır.
O vicdanın terazisi bozulursa, kimseye umut olamaz.
Unutmayalım:
Eşitlik sadece kürsülerde söylenen bir söz değil, davranışla ispat edilen bir duruştur.
Yönünüzü koltuklara değil, örgüte dönün.
Çünkü bu partiyi iktidara taşıyacak olan yalnızca örgüttür...
Parti içi Adalet olmazsa, sloganlar sadece gürültü olur...

