Eyüp Belediyesi neden kentsel dönüşüm ofisi kurmuyor?

Eyüp Belediyesi neden kentsel dönüşüm ofisi kurmuyor?

1999’da yaşanan Marmara Depremi Türkiye’nin hafızasına kazınan büyük bir felaketti. Resmî verilere göre 18 binden fazla insan hayatını kaybetti, 120 binden fazla bina ağır hasar gördü veya yıkıldı, yüz binlerce insan evsiz kaldı.
Aradan yıllar geçti, ama deprem gerçeği değişmedi.

6 Şubat 2023’te bu kez Kahramanmaraş depremleri yaşandı. Türkiye tarihinin en büyük felaketlerinden biri olarak kayıtlara geçti. 53 binden fazla insan hayatını kaybetti, yüz binlerce bina yıkıldı.

Bu iki felaket bize tek bir gerçeği bir kez daha gösterdi:
Deprem öldürmez, ihmal öldürür.

Bugün bilim insanları Marmara’da beklenen büyük deprem konusunda yıllardır uyarıyor. Olası büyük İstanbul depreminde yüz binlerce bina hasar görebilir. Bu riskten etkilenecek ilçelerden biri de maalesef Eyüpsultan.

Peki Eyüp bu gerçeğe ne kadar hazır?

Devletin Açtığı Kapı: “Yarısı Bizden”

T.C. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın başlattığı “Yarısı Bizden” kampanyası, İstanbul’daki dönüşüm için ciddi bir fırsat sunuyor.

Bu kapsamda:

  • 875 bin TL hibe
  • 875 bin TL düşük faizli kredi
  • 125 bin TL taşınma desteği

Toplamda 1 milyon 875 bin TL’ye varan destek sağlanıyor.

Alan bazlı dönüşümlerde ise TOKİ ve Emlak Konut devreye girerek vatandaşın yükünü daha da azaltabiliyor.

Yani devlet açıkça şunu söylüyor:
“Dönüşümü yap, maliyetin yarısını ben karşılıyorum.”

 

İstanbul’da Gerçeklik: Yapan Belediyeler Var

Bugün İstanbul’da birçok ilçe belediyesi bu süreci ciddiye almış durumda ve doğrudan vatandaşa dokunan kentsel dönüşüm ofisleri kurmuş durumda.

Örneğin:

  • Kadıköy Belediyesi
  • Kartal Belediyesi
  • Maltepe Belediyesi
  • Üsküdar Belediyesi
  • Bağcılar Belediyesi
  • Esenler Belediyesi
  • Gaziosmanpaşa Belediyesi

Bu belediyeler vatandaşlara:

  • Ücretsiz danışmanlık
  • Teknik ve hukuki yönlendirme
  • Süreç takibi
  • Devlet desteklerine erişim

gibi hizmetleri aktif olarak sunuyor.

Ayrıca İstanbul Büyükşehir Belediyesi iştiraki olan KİPTAŞ da Eyüp’te adım atmış durumda.
Akşemsettin Mahallesi’nde bir kentsel dönüşüm ofisi kuruldu, ikinci bir ofisin de kurulması planlanıyor.

Bu önemli bir adım.
Ama açık konuşmak gerekiyor:

Bu tek başına yeterli değil.

Çünkü dönüşümün sürdürülebilir olması için ilçe belediyesinin kendi bünyesinde sürekli çalışan bir sistem kurması gerekir.

Yani mesele birkaç ofis açmak değil,
kurumsal bir dönüşüm mekanizması kurmaktır.

En Aktif 5 Belediye ve Nasıl Yaptıkları

İstanbul’da kentsel dönüşümü gerçekten sahada uygulayan belediyeler belli:

  • Esenler Belediyesi
    → Rezerv alan modeliyle mahalleleri komple dönüştürüyor, TOKİ ile hızlı ve toplu ilerliyor.
  • Bağcılar Belediyesi
    → Parsel bazlı dönüşümde hız sağlıyor, vatandaşla birebir süreç yönetimi yapıyor.
  • Kadıköy Belediyesi
    → Bireysel dönüşüm modelini yaygınlaştırarak binlerce binanın yenilenmesini sağlıyor.
  • Kartal Belediyesi
    → Planlı dönüşüm ve özel sektör iş birlikleriyle büyük projeler geliştiriyor.
  • Gaziosmanpaşa Belediyesi
    → Gecekondu alanlarında etap etap dönüşüm yaparak alan bazlı ilerliyor.

Aynı şehir, aynı yasa, aynı risk…

Ama bazıları yapıyor, bazıları sadece konuşuyor.

Eyüp Belediyesi Nerede?

Tam da bu noktada sorulması gereken sorular şunlar:

  • Neden Eyüpsultan Belediyesi bünyesinde bir kentsel dönüşüm ofisi yok?
  • Neden vatandaşın başvurabileceği bir danışma merkezi kurulmadı?
  • Neden devletin sunduğu bu fırsatlar aktif şekilde kullanılmıyor?

İBB ve KİPTAŞ üzerinden atılan adımlar önemli olsa da,
ilçe belediyesi bu sürecin merkezinde olmak zorundadır.

Bugün Eyüp’te binlerce riskli yapı olduğu biliniyor.
Ama ortada net bir plan yok, net bir yol haritası yok.

Bu mesele siyaset değil, insan hayatı meselesi.

 

Belediyeye de Kazanç Sağlayacak Bir Model

Kentsel dönüşüm sadece bir güvenlik meselesi değil, aynı zamanda ekonomik bir fırsattır.

Ruhsat, iskân, altyapı ve proje süreçlerinden belediyeler ciddi gelir elde eder.

Basit bir senaryo:
20.000 konut × 100 m² = 2.000.000 m²
m² başına ortalama 1.500 TL gelir → 3 milyar TL

Bu kaynak:

  • Borçları azaltır
  • Altyapıyı güçlendirir
  • Sosyal projeleri finanse eder

Yani bu süreç hem vatandaş hem belediye için kazançtır.

 

 

Artık Gerçeklerle Yüzleşme Zamanı

Bugün Eyüp’te insanlar risk altında yaşıyor.
Ve bu artık bilinmeyen bir durum değil.

Buna rağmen hâlâ adım atılmıyorsa, bunun adı gecikme değil:
ihmaldir.

 

Sert Gerçek

Artık şu cümlelerin hiçbir karşılığı yok:

  • “Engelleniyoruz”
  • “Kaynak yok”
  • “Yetki bizde değil”

Çünkü aynı koşullarda çalışan belediyeler bunu yapıyor.

Demek ki sorun sistem değil.
Sorun yönetim anlayışı.

 

Son Söz

Bugün Eyüp Belediyesi’ne sorulması gereken soru şudur:

Deprem gelmeden önce mi harekete geçeceksiniz,
yoksa depremden sonra mı “keşke” diyeceksiniz?

Çünkü yarın çok geç olacak.

Ve o gün geldiğinde kimse şunu diyemeyecek:
“Bilmiyorduk.”

Herkes biliyordu.
Ama bazıları gereğini yaptı, bazıları yapmadı.

Ve şunu da açıkça söyleyelim:

“Vay efendim biz 30 küsür senedir Eyüp Belediyesi’ni yönetmiyorduk, AKP yönetiyordu…
Onlar neden yapmadı, biz yeni geldik…”

Bu cümleleri duyacağımızı biliyoruz.

Ama iyi yönetilen belediyecilik mazeret üretmez, icraat yapar.

Eyüp halkı sandıkta lafa değil, yapılan işe bakar.
Zaten hem Türkiye genelinde hem Eyüp özelinde CHP’ye karşı oluşan bir oy verme isteksizliği olduğu ortada.

Bu şekilde devam edilirse:
Bu isteksizliği azaltmazsınız, daha da büyütürsünüz.

Ve daha çarpıcı bir noktaya dikkat çekmek gerekiyor:

Bugün her gün haberlerde görüyoruz;
çalışan, icraat yapan CHP’li belediye başkanları çeşitli soruşturmalarla karşı karşıya kalıyor, yargılanıyor, görevden alınıyor.
Birçok belediyeye kayyum atanıyor.

Ama Eyüp Belediyesi’ne dokunulmuyor.

Bu durum ister istemez şu soruyu akla getiriyor:

Neden?

Eğer burada güçlü bir icraat olsaydı,
aynı baskıyı burada da görmez miydik?

Bu tablo şunu düşündürüyor:
Eyüp Belediyesi’nin hareketsizliği,
CHP belediyeciliğini kötü göstermek için sessizce kullanılan bir örneğe dönüşüyor olabilir.

Ama burada bir ayrımı net yapmak gerekiyor:

CHP belediyeciliği kötü değil.
Kötü olan, görevini yapmayan yöneticilerdir.

Ve açık konuşalım:

Zor kazanılmış bir belediyeyi,
kendi ellerinizle yeniden AKP’ye ya da başka bir sağ partiye bırakırsınız.

Benden söylemesi.