İstanbul’un belki de en yoğun ulaşım hattı olan metrobüs, her gün milyonlarca kişiyi taşıyor. Ancak bu yoğunluk içinde bazı duraklar var ki, bir ulaşım noktasının ötesine geçip insanların yaşam kalitesini, günlük konforunu ve hatta bağımsızlığını doğrudan etkileyen birer sınava dönüşmüş durumda. Eyüpsultan ilçesi, Defterdar Mahallesi’nde bulunan Ayvansaray Metrobüs Durağı da bunlardan yalnızca biri.
Durak, E-5 karayolu üzerinde konumlanıyor ve yolcular sadece merdivenlerle ulaşılabilen bir üst geçit üzerinden perona inip çıkmak zorunda bırakılıyor. Üstelik bu üst geçidin üç farklı giriş-çıkış noktasının hiçbirinde ne asansör ne de yürüyen merdiven bulunuyor. Yani yaşlı, engelli, tekerlekli sandalye kullanan ya da çocuk arabasıyla seyahat eden vatandaşlar için bu geçiş adeta bir çileye dönüşmüş durumda.
Göz Ardı Edilen Engeller: Hayatın İçinden İki Acı Örnek
Bu mesele benim için sadece dışarıdan gözlemlediğim bir şehir sorunu değil; doğrudan deneyimlediğim bir mağduriyet alanı. Bir süre önce, 70 yaşını geçmiş annemle bu üst geçidi kullanmak zorunda kaldık. Annemin merdivenleri inerken ve çıkarken yaşadığı zorluk, her basamakta adeta ayrı bir bedel ödemesi beni derinden etkiledi. O gün, “asansörün yokluğu” benim için bir detay değil; yaşlılar için açık bir engel, bir bariyer olduğunu çok net gösterdi.
Başka bir gün ise tekerlekli sandalye kullanan bir vatandaşın durak merdivenlerinden inmeye çalıştığına şahit oldum. Çevredeki birkaç kişinin yoğun çabasıyla indirilmeye çalışılan sandalyenin yarattığı mücadele, o vatandaşın gözlerindeki mahcubiyet ve çaresizlik hâlâ hafızamdan çıkmıyor. Oysa modern bir kentte bir engelli vatandaşın kamusal ulaşım alanına erişimi, başkalarına muhtaç olmadan, güvenle ve kendi başına gerçekleştirebilmesi gereken temel bir haktır.

Yetkililere Sesleniş: 10 Yıl Değil, Hadi Bir İyilik Yapın da 5 Yılda Bitirin!
Bu tabloya bakınca doğal olarak gözlerimiz İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne ve Eyüpsultan Belediyesi’ne çevriliyor. Çünkü bu eksiklik, bir iki yıllık değil; üst geçit yapıldığından beri süregelen bir sorun. Yıllarca hem büyükşehri hem de Eyüpsultan Belediyesi’ni yöneten AKP döneminde bu ihtiyaç karşılanmadı; muhtemelen gerekli de görülmedi. Son 10 yıla yakın süredir İBB yönetimini elinde bulunduran CHP döneminde de bu konuda herhangi bir adım atılmadığını görüyoruz. Eyüpsultan Belediyesi’nin yakın dönemde AKP’den CHP’ye geçmesi de durumu değiştirmiş değil. Kısacası, hangi parti gelirse gelsin bu konu bir türlü masaya yatırılmamış.
Buradan bir kez daha çağrı yapıyorum: İBB ve Eyüpsultan Belediyesi yetkililerinin bu merdivenlerden sadece bir kez inip çıkmasını istiyorum; o zaman belki insanların yaşadığı zorluğu gerçekten anlayabilir ve empati kurabilirler.

Örneğin İBB’nin Bakırköy’deki İncirli Metrobüs Üst Geçidi yıllarca bitmek bilmeyen çalışmalarıyla “şehir efsanesine” dönmüştü. O süreçte trafik felç olmuş, insanlar yollarda saatlerini harcamıştı. Bu örnek üzerinden Ayvansaray’daki eksikliği dile getirirken ironiyi de elden bırakmıyorum:
“Biz yetkililerden 10 yılda değil, süreci hızlandırıp yalnızca 5 yılda tamamlamalarını rica ediyoruz!”
Evet, bu cümle ironik gelecek sizlere. Ama içindeki gerçek tüm ağırlığıyla ortada: Her gün merdivenlerden düşen, zorlanan, bekleyen, mücadele eden insanlar var. Yaşlılar, engelliler, hastalar… Hepsi bu ihmalin bedelini günlük hayatlarında en ağır şekilde ödüyor.

Vatandaşa Hizmet de Erişilebilir olmak Lüks Değil, Mecburiyettir
Ayvansaray Metrobüs Durağı’ndaki bu eksikliğin giderilmesi için devasa projelere gerek yok. Üç noktaya konulacak üç basit asansör, gerekirse bir rampa düzenlemesi ve biraz planlama ile burası çok daha erişilebilir hâle gelebilir. Zaten modern şehircilik anlayışı bunu zorunlu kılıyor.
Bu nedenle çağrımız nettir:
İBB ve Eyüpsultan Belediyesi, Ayvansaray Metrobüs Durağı’ndaki erişim sorununu artık daha fazla ertelemeden çözmek zorundadır.
Bu talep bir lütuf değil; özellikle Eyüpsultan’da yaşayan on binlerce vatandaş için uzun süredir beklenen bir sorumluluğun yerine getirilmesidir.


