KANAL İSTANBUL: YOL MU, YÜK MÜ?

Amerika’da yaşayan en eski arkadaşım Anahita Razavi, Kanal İstanbul videosu gönderdi.

İzledim, düşündüm.

Bu mesele sadece bir kanal değil.

Bir yönüyle para,
bir yönüyle risk,
bir yönüyle de güç meselesi.

Bugün İstanbul Boğazı’ndan geçen gemilerden doğrudan gelir yok.

Sebep: Montrö Boğazlar Sözleşmesi.

Ama kanal olursa?
Kural da bizim, fiyat da.

Yani açık bir gelir kapısı.
Ama mesele sadece ekonomi değil…

Boğaz yoğun, riskli.
“Kazaları azaltacağız” deniyor.

Peki gerçekten azalacak mı?
Yoksa risk sadece yer mi değiştirecek?

Bir de işin görünmeyen tarafı var…

Bugün, Rusya savaş gemileriyle Ege ve Akdeniz’e rahat inemiyor.

ABD ise Karadeniz’e istediği gibi giremiyor.

Neden?

Yine Montrö çünkü savaş gemilerine sınırlama var.

Bu denge, yıllardır bölgeyi ayakta tutuyor.
Ama bir kanal açılırsa…
Bu denge değişir mi?
İşte asıl soru burada başlıyor.

Biz bir ticaret yolu mu açıyoruz, yoksa büyük güçlerin önünü mü?

Bir de doğa var…
Karadeniz ile Marmara’nın dengesiyle oynanırsa,
mesele sadece su değil…

Geleceğimizdir.

Ve unutmayalım:
Bazı projeler kazandırır…

Bazıları ise bedelini yıllarca ödetir.

Sorum şu:
Biz yol mu yapıyoruz,
yoksa milletçe büyük bir yük mü alıyoruz?