UNUTULANLARA , HATIRLATANLARA...

Sarılmadığın soğur,
Dinlemediğin sessizleşir,
Sulamadığın solar,
İhmal ettiğin zayıflar,
Aramadığın unutur,
Vazgeçtiğin biter,
İlgilenmediğin ölür…(alıntı)

 

 

Siyaset de böyledir.


İnsanına sarılmazsan , geçmişini dinlemezsen , birikimini sulamazsan kurumaya mahkûmdur ...

 

Partiyi ayakta tutan ne tabelesidir ne sloganı ; onu ayakta tutan , ideolojisidir , inancıdır , emeğidir , vefasıdır.

 

Bugün Cumhuriyet Halk Partisi ayaktaysa , birinci partiyse , bu “eski” denilen insanların alın teri , emeği ve direnişi sayesindedir .

 

O “eski”ler ,  kimsenin kapımızı çalmadığı günlerde bile dimdik ayakta durdular .

 

Baraj altında kalmanın utancını değil , mücadele azmini yaşadılar.


Bugün başımız dikse , o gün diz çökmediklerindendir...

 

Değişim, geçmişi yok sayarak değil ; geçmişin birikimiyle geleceği inşa ederek olur ...

 

Kökü olmayan bir ağacın , fırtınada ayakta kalması mümkün değildir.

 

Bugün bazıları “eski”yi dışlarken , aslında kendi dayanaklarını budadıklarının farkında bile değiller.

 

Evet, Bayrampaşa’da, Beykoz’da kırıldık , kızdık , küstük , çöktüler dedik...

 

Ama sadece “gidenleri” suçlamak kolay.


Asıl sorgulanması gereken, o insanları neden kaybettiğimizdir , onların oralara  seçilmelerini kimler sağlamıştır...?

 

Kendini dışarıda hisseden , emeğinin yok sayıldığını gören bir örgüt emekçisi , sessizce çekilir gider zaten.

 

Ve unutmayalım: sarılmadığın soğur.

 

Bugün partide birinci sıradaysak , o birincilik sadece bugünün kadrolarının değil , dünden bugüne alın teri döken binlerce isimsizin eseridir.

 

Onların adını anmadan , emeğini hatırlamadan değişimden söz etmek , temelsiz bir bina inşa etmeye benzer...

 

Cumhuriyet Halk Partisi’nin geleceği ; geçmişiyle barışık , birbirini dinleyen , birbirine sarılan insanların elinde olmalıdır..

 

BİZ O RUHU KORUDUK ,


NE KAYBEDİNCE SUSTUK , NE KAZANINCA KİBİRLENDİK .

 

BİZ , O "ESKİ" DENİLEN  KUŞAĞIN ÇOCUKLARIYIZ...

 

VE HALA BURADAYIZ...