Daha önce kaleme aldığım “Suskun Çeşmeler” başlıklı yazımda, Eyüpsultan’ın unutulan ve kaderine terk edilen tarihi çeşmelerini gündeme taşımıştım. Bugün ise Eyüpsultan ile Gaziosmanpaşa sınırında, Vialand AVM’nin tam karşısında bulunan ve artık yerinde olmayan bir çeşmenin hikâyesini paylaşmak istiyorum.

Bu konuyu bana Alibeyköy’ün duyarlı sakinlerinden İsa Kosovalı aktardı. Kendisi yıllar boyunca bu çeşmenin durumunu takip etmiş, fotoğraflarla belgeleyerek adeta tarihe not düşmüş. Anlattıkları ve elindeki görseller, bir tarihi değerin göz göre göre nasıl yok edildiğini ortaya koyuyor.

İsa Kosovalı’nın aktardığına göre çeşme 2015 yılına kadar ayaktaydı. Her ne kadar etrafı molozlarla çevrili ve bakımsız bir halde olsa da varlığını sürdürüyordu. Ancak yol çalışmaları ve çevredeki düzenlemeler nedeniyle zaman içerisinde yol seviyesi yükseldi, çeşme ise aşağıda kaldı. Tarihi yapının kitabesi bulunmuyordu; bu nedenle kim tarafından ve ne zaman yaptırıldığına dair net bilgiler de yoktu. Fakat bu durum onun korunmaya değer bir eser olduğu gerçeğini değiştirmiyordu.

2016 yılında çeşmenin yarısı kapatıldı. Bir yıl sonra, 2017’de ön kısmı tamamen görünmez hale getirildi. Ardından 2018 yılında çeşme tamamen yıkıldı. O döneme ait fotoğraflarda, yıkım sonrası ortaya çıkan molozların uzun süre bölgede kaldığı açıkça görülüyor. Bugün geldiğimiz noktada ise ne çeşmeden ne de molozlarından neredeyse eser kalmış durumda.

Asıl düşündürücü olan ise sürecin yavaş yavaş işlemiş olmasıdır. Önce bakımsız bırakıldı. Sonra önüne engeller konuldu. Ardından tamamen kapatıldı. Son aşamada ise yıkıldı ve geriye kalan izleri de zamanla ortadan kaldırıldı. Böylece bir tarihi yapı sessiz sedasız hafızamızdan silinmiş oldu.

İsa Kosavalı, bu süreçte Eyüp Belediyesi’ne, Gaziosmanpaşa Belediyesi’ne ve ilgili koruma kurullarına başvurduğunu ancak herhangi bir sonuç alamadığını ifade ediyor. Eğer durum gerçekten böyleyse, burada hepimizin kendisine sorması gereken önemli sorular var: Bu çeşme neden korunmadı? Hangi kurum sorumluydu? Yıkım süreci nasıl gerçekleşti? Ve en önemlisi, bir tarihi eser göz göre göre yok olurken neden kimse ses çıkarmadı?

Şehirler sadece binalardan ve yollardan ibaret değildir. Bir şehrin ruhunu yaşatan şey, geçmişten bugüne ulaşan kültürel mirasıdır. Bugün bir çeşmeyi kaybederiz, yarın bir mezar taşını, bir sokağı, bir tarihi yapıyı... Sonunda ise geçmişimizle olan bağımızı kaybederiz.

Vialand’ın karşısındaki çeşmeye ne oldu sorusu aslında tek bir çeşmenin hikâyesi değildir. Bu soru, tarihi eserlerimize ne kadar sahip çıktığımızın da bir göstergesidir. Umarım yetkililer bu konuda açıklama yapar ve geriye kalan tarihi değerlerimizi korumak için daha kararlı adımlar atarlar. Çünkü tarih bir kez yok edildiğinde, onu yeniden inşa etmek mümkün değildir.

