Son günlerde sosyal medyada ilginç bir şehir efsanesi yeniden hayat bulmuş gibi görünüyor. İstanbul’un en eski ve en saygı duyulan ziyaret yerlerinden biri olan Eyüp Sultan Camii ve içindeki Eyüp Sultan Türbesi, özellikle genç ziyaretçilerin dikkatini çeken yeni bir “ritüel” ile konuşuluyor. Rivayete göre türbe içindeki bir çeşmeden su içenlerin ya da orada dua edenlerin kısmetinin açıldığı söyleniyor.
Bu hikâye sosyal medyada hızla yayılınca özellikle genç kızların türbeye daha sık uğradığına dair videolar, paylaşımlar ve yorumlar artmaya başladı. İstanbul’un tarihî mekânları zaman zaman böyle popüler anlatılarla gündeme gelir. Şehrin hafızası zaten biraz da bu hikâyelerle yaşar.
Tarihin merkezinde bir türbe
Aslında Abu Ayyub al-Ansari’nin kabri olarak kabul edilen Eyüp Sultan Türbesi, Osmanlı’dan bu yana son derece önemli bir ziyaret yeridir. Osmanlı padişahları tahta çıkmadan önce burada kılıç kuşanma töreni yapar, devletin manevi merkezlerinden biri sayılırdı. Yani burası tarih boyunca daha çok devlet ve maneviyatın buluştuğu bir mekân olarak bilindi.
Fakat İstanbul’un halk kültürü biraz farklı işler. Resmî tarihin yanında her zaman bir de sokak hikâyeleri vardır.
İstanbul’un “Kısmet” Mekânları
Mesela İstanbul’da yıllardır evlilik ve kısmet dilekleriyle ziyaret edilen başka bir yer daha vardır:
Telli Baba Türbesi
Telli Baba Türbesi özellikle evlenmek isteyen genç kadınların dilek dilediği bir yer olarak ünlenmiştir. Ziyaretçiler türbeye gidip dua eder, bazen sembolik olarak tel bırakır ve dilek tutarlar. Bu gelenek öyle yayılmıştır ki İstanbul folklorunun bir parçası haline gelmiştir.
Şimdi sosyal medyadaki yorumlara bakınca bazı kullanıcılar gülerek şunu söylüyor:
“Yeni neslin Telli Babası artık Eyüp Sultan mı oldu?”
Elbette bu benzetme biraz esprili bir yorum. Çünkü Eyüp Sultan Türbesi tarihsel olarak böyle bir “kısmet merkezi” olarak bilinmez. Ancak şehir kültürü bazen yeni hikâyeler üretir. Özellikle sosyal medya çağında bu hikâyeler çok daha hızlı yayılır.
Sosyal medya çağının yeni ritüelleri
Eskiden bu tür inanışlar kulaktan kulağa yayılırdı. Şimdi ise birkaç video, birkaç paylaşım ve birkaç yorum… Bir bakıyorsunuz ki şehirde yeni bir “ritüel” doğmuş.
İstanbul’un büyüsü de belki burada saklıdır.
Bin beş yüz yıllık bir tarih, Osmanlı geleneği, modern şehir hayatı ve TikTok videoları… Hepsi aynı hikâyenin içinde buluşabiliyor.
Belki de mesele gerçekten kısmetin açılması değildir.
Belki de insanlar bu tür ziyaretlerde biraz umut, biraz hikâye ve biraz da şehirle bağ kurma duygusu arıyordur.
Ve İstanbul gibi bir şehirde hikâyeler hiçbir zaman bitmez.
Bugün Eyüp Sultan’da anlatılan bir rivayet, yarın şehrin başka bir köşesinde yeni bir efsaneye dönüşebilir.

