Sosyal medya, habere ulaşmayı hiç olmadığı kadar hızlandırdı; fakat bu hız, yanlış bilginin de hızla yayılmasına olanak tanıdı.
Bir paylaşım, bir ekran görüntüsü veya bir “iddia” derken; doğrulanmamış içerikler kısa sürede “gerçek” muamelesi görebiliyor. Üstelik bu durum, yalnızca gündemi değil, insanların itibarını ve kurumlara duyulan güveni de etkiliyor.
Eyüpsultan’da son zamanlarda gündeme gelen örnek bunun somut bir yansımasıdır: Dr. Mithat Bülent Özmen’in parti değiştireceğine dair Instagram sayfalarında dolaşan iddialar, günlerce tartışıldı; kimi zaman da haber gibi yayımlandı.
Dr. Mithat Bülent Özmen’in, yaklaşık otuz yıl sonra CHP’nin adayı olarak Eyüpsultan’da seçimi kazanması, ilçede önemli bir gündem yarattı.
Dr Mithat Bülent Özmen otuz yıl sonra CHP’nin adayı olarak Eyüpsultan’da seçimi kazanması ile beraber özellikle CHP seçmeni büyük bir heyecan yaşadı. Muhafazakar seçmen ise ak sakallı, nur yüzlü, namazda kılıyor öyle korkulacak bir durum yok algısı oluştu.
Başkanın göreve başlamasıyla birlikte yaptığı icraatlar ve attığı adımlar, yerel ölçekte hızla yayıldı; özellikle sosyal medyada bu ilgi daha belirgin hale geldi. Kısa sürede Eyüpsultan Belediyesi ve kendisi ile ilgili yapılan olumsuz paylaşımlar pek çok Instagram sayfası, Eyüpsultan gündemi üzerinden takipçi sayısını artırdı; ilçeye dair içerikler, haber ve yorum karışımı bir akış içinde yayıldı.
Tam da bu noktada, “haber” ile “paylaşım” arasındaki sınırın belirsizleşmesi, tartışmaların yönünü etkiledi.
Bazı Instagram sayfalarında, kaynağı belirsiz iddialar arka arkaya paylaşıldı; üstelik içerikler çoğu zaman doğrulama yapılmadan “kesin bilgi” gibi sunuldu. Bşkan bunlara karşı hiç önlem almadı. Kendisini konu mankeni gibi tartıştırdı.
Bu paylaşımlar, ilçede hızla yankı buldu: kahvelerde, esnaf sohbetlerinde, meyhane masalarında ve cami avlularında aynı cümle tekrarlandı “Duydun mu, seninkisi geçiyormuş…”
Sorun yalnızca dedikodunun yayılması değildi; bilgi kirliliği üzerinden oluşan algı, siyasi tartışmaları da şekillendirmeye başladı.
Daha da kritik olanı, bazı siyasetçilerin bu iddiaları sorgulamadan referans alarak açıklamalarda bulunmasıydı.
Böylece içerik üreticisi ile haber kaynağı arasındaki çizgi daha da silindi; doğrulanmamış bir paylaşım, kısa sürede “kamusal kanaat”e dönüştü.
Oysa basit bir kontrol resmi açıklama, birinci el kaynak, kurum içi doğrulama bu zinciri baştan kırabilirdi. Dr Mithat Bülent Özmen bu konuda bu haberleri yapanların ekmeğine yağ sürdü.
Adete kendisini bu kadar tartıştırmaktan haz aldı algısını oluşturdu. Ama bu durum Eyüpsultan Belediyesinin, kendisinin ve CHP’nin marka değerini yerle bir etti.
Sürecin zirve noktası ise geçen hafta yaşandı. Birçok sosyal medya ı sayfalarının Çarşamba günü Dr. Mithat Bülent Özmen’in parti değiştireceğini “iddialı” bir dille duyurmasıydı.
Paylaşımlar hızla yayıldı; yorumlar ve yeniden paylaşımlar üzerinden iddia, neredeyse gerçekleşmiş bir olay gibi konuşulmaya başlandı.
Ancak sonuç netti: Dr. Mithat Bülent Özmen CHP’de kaldı ve bu yöndeki tavrını belediye meclis üyelerine de açık bir şekilde ifade etti.
Yani günlerce dönen gündem, bir kez daha doğrulanmamış içeriklerin yarattığı boş bir gürültüye dönüştü.
Bu örnek, “tutarsa” mantığıyla yayılan iddiaların toplumda nasıl kalıcı iz bırakabildiğini göstermesi açısından çarpıcıdır.
Şimdi bu postları paylaşan İnsagram sayfaları yanlış haber verdikleri için Eyüpsultanlılardan
ve kamuoyundan özür dilemeleri gerekmiyor mu?
Gazeteciliğin temel kuralı doğru yansız haber yaparak kamuoyunu doğru bilgilendirmektir.
İnstagram gibi sosyal medya platformlarında paylaşım yapanlar gazeteciler gibi sorumluk sahibi olmadıklarından dolayı bu tür postlar paylaşarak bilgi kirliliğine sebep oluyorlar.
Bu konuda acil yasal düzenleme yapılmalı. Hepsi kayıt altına alınmalıdır. Vergi ödemeliler. Yalan yanlış haberler konusunda özür dileyip, gazeteciler gibi tekzip yayınlamalıdırlar.
Gazeteciliğin en temel ilkesi, kamuoyunu doğru ve yansız bilgiyle buluşturmaktır. Bu ilke yok sayıldığında “haber” toplumu bilgilendirme aracı olmaktan çıkar, algı yönetiminin malzemesi hâline gelir.
Sosyal medya sayfaları kendilerini “haber” alanında konumluyorsa, asgari standartlara da uymalıdırlar.
Bu adımlar, ifade özgürlüğünü sınırlamak için değil; haber görünümündeki içerik üretiminin kamusal etkisini ciddiye almak için gereklidir.
Bu memlekete gazetecinin kolay yetişmediğini de unutmamak gerekiyor.
Gelelim tekrar Dr Mithat Bülent Özmen’in parti değiştirme konusuna.
Ben ilk günden beri hiçbir yere gitmeyeceğini gidemeyeceğini beni arayan yakın arkadaşlarına ifade ettim.
Belediye başkanı olmadan önce bir kere CHP üyeliğinden istifa ettiğini bildiğim için haberleri ciddiye almadım.
Meraklıları için yazıyorum Dr Mithat Bülent Özmen 2016 yılında CHP’den istifa etti. Kendisine devlet büyüklerimiz bir görev verdi o görev için parti üyeliğinden istifa etti. Bu konuda geçmişte yazdığım
EYÜPSULTAN’A KAYYUM ATANACAKMIŞ! İNANMAYIN! yazısını okuyabilirsiniz.
Görevinden ayrıldıktan sonra tilkinin dönüp dolaşacağı yer kürkçü dükkânı misali tekrar CHP’ne üye oldu ve önce İGDAŞ’a genel müdürü sonrada otuz yıl sonra CHP’nin adayı olarak Eyüpsultan’da seçimi kazanarak belediye başkanı oldu.
Dr Mithat Bülent Özmen kendisini tartıştırmıştır, belediyeyi iyi yönetememiştir, çalışma arakadaşarını doğru seçememiştir vb birçok şey söylenebilir. Ama partiden ayrılma gibi bir durumu olmaz. Solculuğu da iyi bilir size söyleyeyim. Uygulamaz ayrı bir olay. Sonuç olarak olağanüstü bir dönemden geçiyor korku insani bir duygudur unutulmamalıdır.
Süreçle alaklı kendisine kısa birkaç tavsiyede bulunmak isterim.
Bu tablo, yalnızca içerik üreten sayfalara değil; hedef alınan kişi ve kurumlara da dersler içeriyor.
Medyada çok yer almak her zaman doğru yere çıkarmaz. Daha sonra Google’i temizlemekle hakkınızda çıkan haberleri yok edemezsiniz. Yanlış bilgiye zamanında müdahale edin. Sessizlik her zaman krizi sona erdirmeyecek; bazen büyütebilir.
Habere zamanında müdahale etmelisiniz. Olumsuz haberler sizin ve kurumunuzun siyasi partinizin marka değerinizi düşür ve güvensizlik yaratır.
Bu nedenle basın ve iletişim süreçlerini daha sistematik yürütmek; doğrulama, hızlı yanıt ve şeffaf bilgilendirme kanallarını netleştirmek gerekir.
Özel kalem müdürünüz basın yayın mezunudur, bu konularda da tavsiyeler alın bence. Profesyonel iletişim desteği almak, gündemi yönetmenin değil; doğru bilgilendirmenin bir parçasıdır.

