EVRENSEL KADIN

8 Mart Dünya Kadınlar Günü, kadınların toplumsal, ekonomik ve siyasal hayattaki mücadelesini simgeleyen önemli bir tarihtir. Bu özel gün, yalnızca bir kutlama değil; kadınların eşit haklar, adil çalışma koşulları ve fırsat eşitliği için verdiği mücadelenin bizzat kendisidir.

 

Türkiye’de Mustafa Kemal Atatürk döneminde gerçekleştirilen reformlar, kadınların siyasete, eğitim ve çalışma hayatına katılımını güçlendirmiştir.

 

İş dünyasında kadınların rolü, son yüzyılda önemli bir değişim göstermiş, kadın çalışan sayısı çalışan erkek sayısının neredeyse yarısına ulaşmıştır.

 

Kadınlar artık akademik, finansal, sağlık, teknoloji ve girişimcilik gibi birçok sektörde aktif rol alsa da ücret

eşitsizliği, cam tavan sendromu ve yönetim kademelerinde düşük temsiliyet oranı, toplumsal cinsiyet rolleri gibi pek çok sorunlarla mücadele etmeye devam etmektedir.

 

 Kadınların üretim sürecine, yönetim mekanizmalarına ve girişimcilik ekonomisine aktif katılımı; yenilikçi, sürdürülebilir ve adil bir ekonomik yapının temel taşlarını oluşturur. 

 

Araştırmalar, kadın liderlerin bulunduğu şirketlerin daha sürdürülebilir ve kapsayıcı kararlar alabildiğini göstermektedir.

 

Ülkemizin yetiştirdiği bizlere ilham veren kadınlardan bir tanesi de yakın tarihte aramızdan ayrılan, Türkiye’nin en önemli bilim insanlardan biri olan başarılı akademisyen vatansever, Fizik Profesörü Doktor Engin Arık’ı hatırlatıp siz okurlarımla birlikte özellikle anmak isterim.

 

Türkiye’yi tam bağımsız ülke statüsüne getirmek isterken ne yazık ki elim bir uçak kazası (sabotaj iddiası halk arasında spekülasyonlara yol açmıştır) sonrası kaybettiğimiz büyük insan.

Yalnızca geçmiş başarıları değil, bizlere ilham veren kadınların cesaretini, kararlılığını ve ülkesine duyduğu sorumluluğu hatırlamak, mücadele hikayelerini unutmamak gerekir. Ruhu şad mekânı cennet olsun.

 

Kadınların güçlenmesi, yalnızca kadınların bireysel başarısı değil, toplumların genel refahı açısından da kritik bir unsurdur.

 

Bu bağlamda düşünecek olursak; kız çocuklarının eğitime erişiminin artırılması, eşit ücret politikalarının kazanımları, kurumsal çeşitlilik, kadınların esnek çalışma saatleri, kaybedilmiş hakların kazanımı, iş ve aile de bakım yükü, yaşam denklemi açısından büyük bir önem arz etmektedir.

 

İş dünyasında kadın olmak artık sadece “çalışan kadın” olmak değil; lider, girişimci, yönetici ve karar verici olmak demek.

 

8 Mart, bu eşitliğe ulaşma yolunda farkındalık ve dayanışma günüdür.

 

Saygılarımla Tülay Edis