EYÜPSULTAN'DA ASIL ENGEL NEREDE ?

Yayınlanma : 22 Eylül 2026 13:06

Bazen bir kaldırımın başında durup, “Engelli olsam buradan nasıl geçebilirdim?” diye düşündünüz mü hiç?

“Her insan aslında bir engelli adayı mıdır?

Peki, asıl engel nerede?

Eyüpsultan Engelsiz Yaşam Gönüllüleri Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği (ESEDER)’i ziyaret ettim. Dernek Başkanı Şahin Ramazan Delice ve dernek üyeleriyle sohbet ederek yaşadıkları sorunları kendi ağızlarından dinledim.

ESEDER, 16 Şubat 2025’te kurulmuş, Eyüpsultan İslambey Mahallesi’nde 3 Aralık 2025 Dünya Engelliler Günü’nde açılışını gerçekleştirmiş. Dernek, farklı engel gruplarını bir araya getiriyor; bireylerin sosyal hayata, eğitime ve istihdama katılımını desteklemeyi, haklarının korunmasına ve ihtiyaçlarının karşılanmasına katkı sağlamayı amaçlıyor.

Her birinin yaşadığı sorun farklı olsa da ortak beklentileri aynı:

“Hayata eşit ve bağımsız şekilde katılabilmek.”

Ramazan Delice’nin verdiği bilgilere ve Eyüpsultan’daki araştırmalara göre ilçede yaşayan engelli bireylerin sayısına ilişkin net bir veri bulunmuyor. ESEDER’in 400’ün üzerinde üyesi olduğunu belirten Ramazan Bey, bugüne kadar ulaştıkları her bireyin farklı sorunlarla karşılaştığını ifade ediyor. Özellikle medikal yardım ve temel ihtiyaçların karşılanması konusunda desteğe ihtiyaç duyduklarını belirtiyor. Zaman zaman vatandaşlar tarafından yardım yapıldığını ancak bu desteklerin ihtiyaç sahibi bireylerin yalnızca bir kısmına ulaşabildiğini dile getiriyor.

Peki, yaşanan sorunları ne kadar biliyoruz?

 

Akın Araçlı ile birlikte engelli bireylerin yaşadığı sorunları yerinde görmek için Eyüpsultan’ın en işlek sokaklarını gezdik.

Daha dernek binasının önünde, yapılan son çevre düzenlemesi sırasında engelli rampasının kaldırılmış olduğunu fark ettim. Kaldırımın bu şekilde yenilenmesi, engelli bireylerin daha ilk adımda büyük bir erişim engeliyle karşılaşmasına neden oluyor.

Akın Araçlı, yol boyunca nerelerde zorluk yaşadığını anlattı. Kaldırımın uygun olmadığı market, fırın, banka ve ATM önlerinde benzer erişim sorunları yaşadığını söyledi.

 

Akın Araçlı 32 yaşında. Serebral palsi (beyin felci) nedeniyle yaşamını farklı zorluklarla sürdürüyor. Akın Araçlı, eğitim hayatını dışarıdan tamamlayarak 22 yaşında mezun olmuş. Bugün Omurilik Felçlileri Derneği’nde grafik tasarım alanında çalışıyor.

Akın’ın hikâyesi, mücadelenin ve isteğin önünde hiçbir engelin aşılmaz olmadığını bir kez daha hatırlattı.

Akın Araçlı ile geçirdiğim bir gün bana asıl engelin fiziksel olmadığını gösterdi. Gerçek engel yalnızca bireyin yaşadığı fiziksel durumdan ibaret değil. Asıl engel bazen bir kaldırımda, bazen yanlış park edilmiş bir araçta, bir bankanın önünde ya da toplumun bakış açısında.

Dernekteki üyeler,en büyük sorunlarından birinin tekerlekli sandalyelerini şarj edememek olduğunu söylediler. Bazı otobüs duraklarındaki şarj noktalarının çalışmadığını, bazı bölgelerde ise hiç bulunmadığını belirttiler. Bu durum, kişinin gitmek istediği yere ulaşamadan yolunun bitmesi demektir.Saha çalışmasında, Eyüpsultan Belediyesi tarafından engelli vatandaşların ulaşımını kolaylaştırmak amacıyla Eyüpsultan Meydanı,Göktürk ve Rami olmak üzere üç noktada akülü sandalye şarj istasyonu belli  noktalarda oluşturulmuş.Peki bu istasyonlar ne kadar yeterli ve çalışır durumda ?

   Şarj istasyonu (Soldaki) ve güneş panelli şarj istasyonu (Sağdaki)

 

Buradaki sorun, engelli bireyin engeli değil, erişilebilirliğin önündeki engellerdir. Bazı bölgelerde şarj noktalarının bulunmaması, bireyleri eve hapseden görünmez bir engele dönüşüyor. Belediyeler şarj noktalarını arttırmalı, mevcut istasyonları düzenli olarak kontrol ederek arızaları hızla gidermelidir. Şarj noktası ağı yaygınlaştırılmalıdır.

Kaldırım rampalarının önüne park edilmiş bir araç veya kaldırımlara bırakılan motosikletler çoğumuz için küçük bir engel gibi görünebilir..Ancak tekerlekli sandalye kullanan biri için bu, yolun bitmesi demektir. Kaldırımda yürüyen görme engelli bir bireyin yolundaki direk, tabela veya elektrik panosu da aynı şekilde ciddi bir engel oluşturabilir.

Burada sadece sorunları değil, çözüm yollarını da konuşmalıyız. Mobil takip sistemleri ve güneş enerjili duraklar gibi çözümler değerlendirilebilir. Çünkü erişilebilirlik, bir yere bağımsız ve güvenli bir şekilde ulaşabilmek demektir.

Son olarak, evden çıkamayan bireyler için sosyal destek programları geliştirilmelidir. Bu adımlar yalnızca engelli bireylere değil, onlara bakım veren ailelere de bir nebze olsun nefes aldıracaktır.

Ramazan Bey’e bütün bu sorunların çözümü için neye ihtiyaç olduğunu sorduğumda tek bir cümleyle konuyu özetledi.

“Toplum bilinci.”

Belki de bütün mesele burada başlıyor.

Engelli bireyleri anlamak için engelli olmak gerekmiyor. Akın’la bir gün yürümek, yaşanan sorunları yerinde görmemi sağladı. Herkes için erişilebilir bir yaşam alanı sunmak. Toplum bilinciyle  Eyüpsultan’ı yalnızca bugünü değil, yarını için de herkesin erişebileceği şekilde düşünerek planlamalıyız.

İlgili kurumlara soruyorum:

Eyüpsultan’daki engelli bireylerin güncel sayısı nedir?

Kaldırım ve yol düzenlemelerinde erişilebilirlik nasıl denetleniyor?

Çalışmayan şarj noktaları ne zaman onarılacak?

Yeni şarj istasyonları yapılacak mı?

Evden çıkamayan bireyler için sosyal destek programları var mı?

Kaldırım rampalarına park eden araç ve motosikletlere yönelik denetimler yeterli mi?

Engelli bireylerin ve derneklerin karar süreçlerine katılımını sağlayacak sürekli bir mekanizma bulunuyor mu?

Belki de artık şehre sadece yürüyen insanların gözünden bakmamalıyız.

Çünkü bugün önünden geçtiğimiz bir yol, yarın bizim için de bir engel olabilir.